Falcı medyum tayfasının iç yüzü

https://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2013/09/03/yeni-cipli-kimliklerdeki-tehlike/
https://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2013/03/02/yeni-cipli-kimlik-meselesi/
https://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2013/09/14/cipli-kimlik-nasil-hacklenir/
https://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2013/08/18/mernis-icinde-virus-mu-var/
https://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2013/08/05/ergenekon-notlari/

dini bütün’ kardeşlerimin ‘paranoyaklık’ ithamıyla atlayacağı bomba gibi bir komplo teorisiyle geliyorum. 2009 yılında tanıştım ünlülerin falcısı meşhur kızıltepeli fatma bacı’yla.

http://www.harbiden.gen.tr/magazin/Fatma_Bacidan_Magazin_Kehanetleri-872.html

2009 senesinde şırnak’ta emniyet teşkilatındaki görevimden hiç bir yakınıma haber vermeden ayrılmıştım.ortalarda dolaşan onca terör örgütü üyesine rağmen tsk’ya yakın durmamdan mütevellit; emniyet tüm teknik takip ekipmanını, istihbarat personelini dahası dün dağdayken, bugün itirafçı oluvermiş muhbirlerini başıma sarmıştı.o tarihlerde olayın farkına varamadığımdan her adımda çam devirerek dönen dolabı çözmeye çalışıyordum.

kimsenin peşine düşmemiştim; onlar nasılsa beni buluyordu. doğu’dan batı’ya doğru ilk duraklama merkezim diyarbakır’da beklenen oldu; eski bir nur talebesi, eski bir meslektaşım tarafından ev arkadaşlığı, iş bulma vs.. teklifleriyle diyarbakır’da kalmaya ‘razı’ edildim. sürecin nasıl işlediği kapsamlı bir konu ama özellikle bu ‘falcı’ olayına değinmek istiyorum. çok geçmeden kızıltepe’deki bu fatma bacı’ya gitme gerekliliğimiz başgösterdi. mesleğindeki ünü nedeniyle epey mülk edinmiş bu fatma bacı ürkünç bi hatundu. annemin adını, babamın adını, babamın mesleğini, memleketimi, hangi mesleği bıraktığımı, yakın geçmişimin hatta tüm hayatımın ana hatlarını, kısacası hakkımda bir istihbarat arşivinde bulunabilecek herşeyi bildi. ben özellikle gelecekle ilgili nasıl bir varsayımda bulunacağını merak ediyordum. bana yakın bir süre zarfında, mavi gözlü, kel bir adamla mülaki olacağımı, ona güvenmemi ve ne derse onu icra etmemi söyledi. ha bir de adli merciilerden uzak durmamı, o süreçte kimseye dava filan açmamamı istedi ehemmiyetle. bir de üstümde büyü varmış; onu çözmesi için bir kaç kez daha görüşmeliymişiz falan filan. bir hafta geçmeden ‘ev arkadaşım’ vasıtasıyla bacının bahsettiği mavi gözlü kel adamla tanıştırıldım. amca bana iş ayarlamanın yanında 24 saat göz altında tutuyor; oturduğumuz yerlerde birilerinin görüntümü almasını sağlıyordu. avukatlar, doktorlar, yazarlar, yabancı gazetecilerle mülaki oldum. olmayan bir sohbet konusu ortadaymış gibi saçma sapan diyaloglara yönlendirildim. gocunacak bir yaram olmadığından; yönlendirdikleri konuya dahil olmakta sakınca görmüyordum. görünen o ki birileri düğmeye basmış ve meçhul bir sebepten şahsımı hedef göstermişti. yakın takipteydim.olayın neyin nesi olduğunu çözmek isterken sırf merakımdan başıma bir iş getirileceği kaygısıyla istanbul’a döndüm sonra.

bir hafta geçmeden eski bir arkadaşım aradı. eski ülkücü istihbaratçılardan bir arkadaşı (eski ülkücü istihbaratçı olduğunu sonradan öğrendim) ; güvenlik şirketi kurduklarını ve eski polis arkadaşı olup olmadığını sormuş.(tesadüfe bak? ) çalışmaya niyetim yoktu ama onla da buluştum. buluşma noktasından sonra gittiğimiz ilk adres; ülkücü istihbaratçı arkadaşın önerisiyle yeni bir falcıydı. onun ismini hatırlamıyorum. geçmişime dair aynı kalıpları o da bildi ve özel hayatımla ilgili detayları bazı söz tuzaklarıyla almaya çalışmanın yanısıra bana bu kez istanbul kadrosuna dair bazı yönerge ve telkinlerde bulundu.

önsezi’nin ya da öngörü’nün gerçekte nasıl bir his olduğunu bildiğim için söylenenlerin mistik boyutunu hiç inandırıcı bulmadım ama bu olay; müthiş bir istihbarat ağının işleyiş sistemini çözmemi sağladı. bilgi edinilecek makamdaki şahıs hakkındaki kişisel bilgiler misal; bizzat makamdakinin ya da eşinin batıl inançları kullanılmak suretiyle temin ediliyor ve ‘bilinçaltı kodlama’ denilen yöntemle; hedef şahısların kontrolü sağlanıyor; kişi pek çok kararı özgür iradesiyle aldığını, kaderini yaşadığını zannederken; kendi tuzaklarına çekiliyordu uzun süredir.

ne anladınız tüm bu anlattıklarımdan bilmiyorum ama; diyeceğim şu ki; bu fatma bacıların zamanında özal’ın cumhurbaşkanı olacağını, bülent ersoy’un vurulacağını, erdoğan’ın başbakan olacağını falanı filanı bilmesi tesadüf değil. cinlerden hiç değil.

bu cin’sel istihbarata inanmadığım için şizofrenik bir kurguya dayandırabilirsiniz sözlerimi. ama beş vakte kadar tepenize düşecek bir taş var. demişti dersiniz. valla bak.

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s