Hocamız Halid ÖZKUL Beyefendi nin Şanlı Özgeçmişi

İbrahim Halit Özkul. 5 Mayıs 1952, 00.30’da İstanbul Şişli Etfal Hastanesinde aile doktoru Aşer efendi tarafından dünyaya çekilmiş. “Gömlekli” doğarak rahimdeki uru yendiği için hem kendisini hem de annesini kurtaran bebeğin göbek adı doktoru tarafından koyulmuş. Adı bir yıl önce vefat eden dedesine aittir.

Babası İzmirli Ahmet Fethi beyin Kartaltepe’de kurulmakta olan Mensucat Fabrikası’nın personel ve muhasebe şefi olması nedeni ile 3 yaşında Bakırköy’e geldi. Annesi Emine Melahat Hanım o günün Milli Eğitim Bakanlığı Çeviri Dairesi Müdürü Hasan Ali Ediz’in sekreterlerinden olduğu için, arada bir götürdüğü büroda onun koltuğunda uyutulduğu için sekreterlerden birinin “bu çocuk büyüyünce yazar olacak” sözü annesince anlatıla gelmiştir.

zihnikucumen

Yaşamında ilk defa eniştesi tiyatro sanatçısı ve eğitmeni Zihni Küçümen’in(üstte) Paris’ten getirdiği “Küçük Prens” kitabı ve “kırmızı” tahtadan makineli tüfeği ile tanıştı ve de “komünist” tanımlaması ile…
27 Mayıs ve 21 Şubat-21 Mayıs devrimci hareketlerine gerçekleşmeden önce amcasının subay olması dolayısıyla “rakı masaları”nda konuşulduğuna tanık oldu.

İlkokulu ağabeylerinin de okuduğu Yeşilköy Pansiyonlu İlkokul’da ardından Bakırköy Ortaokulu’nda okudu.1967 yılında Cumhuriyet gazetesinden okuduğu Che Guevara’nın öldürülmesi haberinden etkilenerek devrimci mücadeleye katılmaya karar verdi.

1969 Temmuzunda Türkiye İşçi Partisi Bakırköy gençlik kollarına üye oldu. Dev-Lis’in kuruluşuna katıldı. İşçi-Köylü/ Türk Solu/Dev-Genç bürolarında Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Mihri Belli gibi eski kuşak devrimcilerin yanında İbrahim Kaypakkaya, Cihan Alptekin gibi genç devrimcilerle de tanıştı. Ergenlik döneminde siyasi olaylara karışarak ailesi ile sorunlar yaşaması nedeni ile Kültür Koleji 2. Sınıftan öğrenimini bıraktı.

1970 Mayısında Suriye’ye geçti. Muhaberat tarafından tutuklandı. Sonradan Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi’ne verildi. Maocu grup olduklarından onlardan ayrılıp Ürdün’de Amman’da El-Feth’in 2. Adamı Ebu Cihad ile görüşerek El-Feth örgütüne katıldı. El-Feth’in Şeria nehri cephesinde 30 Ağustos askeri operasyonu olan İzrael askeri karakollarına karşı baskında fiilen çatışmalara katıldı. Eylül’de Türkiye’ye döndü. Güzel Sanatlar Akademisi lokalinde gruplaşmış Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi hareketine katıldı. Zeki Erginbay’la sıkı dostlukları oluştu. Örgütün “1. Nolu Bildiri” operasyonunda fiilen görev aldı. E yayınları müdaimi olarak rahmetli Cengiz Tuncer’in deyimi ile “yayımcılık ve yazarlık mikrobunu kaptı”…

E yayınlarında başta Kerim Korcan olmak üzere birçok “eski tüfek”le ve Aysel Özakın gibi onurlu edebiyatçılarla tanıştı. 11 Mart 1971’de ruhsatsız silah taşımak ve yasak yayın bulundurmaktan tutuklandı. “Castro” Nuri avukatı oldu. 12 Mart darbesi sonrası Nisan ayında tahliye oldu. 1972’de Reyhanlı’da yurtdışına yasadışı çıkmaktan tutuklandı, tahliyesi ardından örnek bir devrimci olan bölge insanı Sait Çelik’in yardımı ile Suriye’ye geçti. Yanında “Bakırköylü” devrimci gençler vardı-

sonradan MLSPB kurucuları olacak olan S.Sadık Öge, Hasan Şensoy, K. Aluç. Şam’da Ebu Cihad’la görüşüp Lübnan Tripoli’deki askeri kampa gönderildi. Beyrut’ta THKP-C Paris Grubu sorumluları (Gülten Çayan, Ercan Erciyas) ile temasa geçerek Paris’e gitti. Paris’te sonradan “Çakal-Carlos” olduğunu öğrendiği militan ile tanıştı. Aralık 1973’te Fransız gizli servisi operasyonu sonucu tutuklandı. Nisan 1974’te Bağdat’a sınırdışı edildi. Bağdat-Aden ikameti sonrası Beyrut’a geldi. Uçak kaçırma eylemleri ve Viyana OPEC baskınını uygulatan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi- Operasyon Grubu lideri Dr. Wadii Haddad’ın emrindeki ekiple Kıbrıs’a gitti. TSK’nin Kıbrıs çıkarması sonucu Beyrut’a döndü.

Dr. W. Haddad’ın konspirasyonu sonucu Lübnan gizli servisi tarafından bir arkadaşı ile beraber tutuklandı. FHKC’nin takas için adam kaçırma baskısına rağmen Lübnan hükümeti tutukluları serbest bırakmayı reddedince devreye giren Ebu Cihad’ın Lübnan hükümetini sadece tehdit etmesi sonucu sınır dışı edildi. Tekrar El-Fetih’e katıldı. 1975 Ocak ayında Genel Af’tan yararlanmak için arkadaşı Semih Dinç’le beraber Türkiye’ye döndü. Askerliğini Eskişehir Orduevinde yaptı. 1978’de TEKEL sınavını kazanarak devlet memuru oldu. Kaçak Takibat Şubesi’nde görevlendirildi.

12 Eylül sonrası 1981 Ocak ayında genel “THKPC operasyonu” içinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Mayıs ayında tahliye oldu. TEKEL’de sürgün tayini üzerine Mart 1982’de istifa etmek zorunda kaldı. 1978 ve 1984’te Bulgaristan’ı ziyaretleri sonucu “halk demokrasisi” rejiminin yozlaşmasını gözlemledi.

1984’de Aytunç Altındal’ın Süreç yayınlarında arşiv uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1985’te İtalya’ya gitti. Akdeniz ülkelerinde ziyaretlerde bulundu. 1986’da Barcelona’da “rastlantısal” olarak Mehmet ÖZBAYla (Abdullah Çatlı) tanıştı. 1986’da İstanbul’a döndü ve kitap yazmaya karar verdi.

Kısa bir müddet Çağdaş Bakırköy gazetesinde muhabirlik yaptı. Röportaj yaptığı kişiler arasında dönemin seçimlerde başarı sağlayamayan Refah Partisi İstanbul milletvekili adayı Recep Tayyip Erdoğan’da vardı.

Ünlü Ziverbey işkence köşkünde tutuklu kalmış Em. Kur.Yar. Talat Turhan’la; 28 Nisan 1960 gençlik hareketi liderlerinden, Ziverbey tutuklusu “9 Mart”çı Dr. Memduh Eren’le de tanıştı. Cumhuriyet gazetesi haber servisinde dostu gazeteci Halil Nebiler ile beraber Mehmet ÖZBAY adlı şahsın peşine düştü. (Uğur Mumcu kendilerine bu şahsı tanımadığını söylemesine karşın sonradan ortaya çıkan belgeler bu şahsın gerçek adının daha önce ünlü “sarı zarf”larla kendisine bildirildiğini kanıtlıyor.) O sırada ilk kitabı “Emperyalizm, CIA ve Türkiye” yayımlanmış bulunuyordu. Kitaplarında “Halid Özkul” adını kullandı. Hakkında açılan TCK. 141/5. Maddesinden davası 1987’de Genel Af’la düştü. 1987’de yabancı ortaklı bir reklam şirketinde personel müdürü olarak çalışmaya başladıysa da kısa bir zaman sonra kendinle yaptığı muhakeme sonucu aldığı kararla işten ayrıldı.

Sorun dergisinde siyasal yazıları yayımlanmaya başladı. “Ergenekon” örgütü üzerine çalışmalara ağırlık verdi. Bu konuda ilk bilgileri topladı. Örgütün adı ilk olarak onun tarafından seslendirildi. (Bu bilgiler Erol Mütercimler tarafından intihal edilmiştir.) 1992’de “Yeni Dünya Düzeni” yayımlandı. 1992’de Azerbaycan-Rusya’ya gitti. Komünist Azeri yetkililerin “hükümet danışmanlığı” teklifini karşı-devrimcilere karşı hümanist durulamayacağı kararı ile reddetti. 1992’de devrimci hareket içinde liderlik konumunda olan ajan-provokatörlere karşı açtığı savaş başarılı olmaya başlaması üzerine siyasi polis tarafından “uyarıldı”.

1993’de İstanbul’u terk etme kararı aldı. İzmir, Karşıyaka’ya nüfus kütüğünü taşıdı. 1995’de “Havass’in Sözleri” (şiir) kitabını kendi yayımlandı. 1996’da tamamlanan kitaplarını beş yıl bastıramadı. 1996 Kasımında evlendi. 1997’de oğlu doğdu. 2001’de “Gizli Ordular-CIA” kitabı yayımlandı. Eski Foça’ya taşındı.

Ekim 2002’de Burhaniye’ye yerleşti. 2003’te A.Altındal ve Gnl. Eruygur’un desteği ile “CIA” kitabı 2. Baskıyı yaptı. (Bu kitaptan aralarında Cüneyt Arcayürek ve Mustafa Yıldırım gibi tanınmış yazarlar tarafından uzun alıntılar yapılmıştır.) 2005’te “Gizli Ordular-RoundTable-CFR-Bilderberg –Trilateral Commisssion” yayımlandı. Ağustos 2008’de Akşam gazetesinde; Ekim 2008 Atılım gazetesinde; Aralık 2009 Yeni Harman dergisinde, Temmuz 2010 Takvim gazetesinde yayımlanan röportajlarda “Ergenekon” ile ilgili açıklamalar yaptı. (E. Mütercimler, bugüne kadar suçlamalara kesinlikle cevap vermekten kaçınmıştır!)

Ocak-Şubat 2009’da Bizim Anadolu gazetesinde makaleleri yayımlanmıştır (Ayrıca Burhaniye’nin mahalli gazetelerinde köşe yazıları da yazmıştır). 2011’de Tarım Bağ-Kur’dan emekli oldu. Aynı yıl “ABD-İzrael Global Devlet Terörü” ve “Devlet Terörü ve Ajan-provokatörler” kitapları yayımlandı. Diğer kitaplarını basacağı sözü veren yayınevi adını yazar listesinden kaldırdı. 2012’de eşi tarafından boşandı.

Hakiki dostlarının yardımı ile yalnızlaştırmaya karşı yenilenme savaşı açtı. Yarım kalan düzensel eğitimini tamamlamak için AÖL’ni bitirdi. Ardından AÖF-Sosyoloji bölümünde eğitime başladı. Amacı bilgilerini akademik düzeye taşımaktır. Yayıma hazır ve hazırlanmakta olan kitap çalışmalarına devam etmektedir. İngilizce, İtalyanca okur-yazar; Fransızca, Arapça derdini anlatır. “ Benim için yaşamak aşktır, aşk yaşamdır öyleyse bir devrimci asla yaşlanmaz, sevginin farkındaysa; onun için emekli de olamaz sadece ölüm yazgımız ama sevgilerimiz sonsuz…” İlkesi, Marx’ın da ana ilkesi olan; “Kim ne derse desin bildiğin yoldan yürümekten şaşma! (Dante)”dır…

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s