Hükümet uyuyor mu?

Üç maymunu oynamaktan vazgeçin… Görün… Duyun… Bilin… Rezalet hâlâ vizyonda…  

Hz. Nuh (A.S.)’a çirkin iftiraların atıldığı “Nuh: Büyük Tufan” filmi, yetkililerin sessizliğinin gölgesinde İslami değerlerimize hakaret etmeye devam ediyor. Konu siyaset olunca Twitter’ı, Youtube’u anında kapatan “yetkili mercilerin” en ufak bir tepki bile göstermemesi hayretleri artırıyor. 5 ülkede gösterime girmeden yasaklanan film için sadece İstanbul’dan bir avukat mahkemeye başvurdu.

SİYASET OLSA ORTALIK YIKILIRDI

Yerel seçim döneminde kızışan siyasi tartışmalar ve suçlamalar neticesinde sosyal medya mecralarından Twitter ve Youtube’u kapatmakta sakınca görmeyen siyasi iktidar, Hz. Nuh’a çirkin iftiraların olduğu bu filme sessiz kalmayı yeğledi. Hükümet aleyhinde iddialara karşı her türlü tedbiri alanlar, her nedense Hz. Nuh (A.S.) aleyhindeki bu filmle ilgili olarak en ufak bir engellemeyi bile gündeme getirmedi. İlgili mercilerden gerekli izinleri alıp gösterime giren filmle ilgili herhangi bir yaptırımın söz konusu olmaması, bir Müslüman ülkede İslam’ın kutsallarına gereken hassasiyetin gösterilmemesi garabetine yol açıyor.

MAHKEMEYE BAŞVURU YAPILDI…

Hazreti Nuh (A.S.) ile ilgili çirkin iftiraların olduğu filme devlet kurumlarından herhangi bir tepki gelmezken, şimdiye kadar tek somut tepki İstanbul’dan geldi. Avukat Yusuf Erikel, film gösterilmeden, “Filmin, senaristin kurgusu olduğu ve Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen Hz. Nuh (A.S.) ile alakası olmadığına” ilişkin bir metnin yayımlanması için İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Bu filme sessiz kalan siyasi iktidarın tavrı, geçen sene Efendimize (S.A.V.) hakarete yeltenen bir filmin fragmanı yayınlanırken Youtube’u kapattırmayıp tepkisiz kalmasını anımsattı.

Hz. Nuh’a çirkin iftiraların yer aldığı “Nuh: Büyük Tufan” filmine tepkiler her geçen gün artıyor. Millî Gazete’nin dün “İftira Tufanı” başlığıyla manşetten verdiği haberin ardından sinemacı ve ilahiyatçılardan da tepkiler ardı ardına geldi. Millî Gazete’ye konuşan sinemacı ve ilahiyatçılar filmi sert bir dille eleştirirken, filmin gösterimden acilen kaldırılması gerektiğini söylediler. Öte yandan Millî Gazete’nin manşetinin ardından bir hukukçu ise, mahkemeye film için ihtiyati tedbir talebinde bulundu.

FİLM İÇİN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ

Mahkemeye başvuran hukukçu, söz konusu başvuruda şu cümlelere yer verdi: “Ülkemiz sinemalarında yayınlanmakta olan ve DVD çekimleri de piyasaya sürülecek olan Hz Nuh (Noah) filmiyle ilgili olarak Allah’ın peygamberi olan Hz. Nuh’un şahsiyetini rencide etmesi ve inançlarımıza aykırı olması sebebiyle tüm sinemalarda film seyredilmeden önce aşağıdaki metnin yayınlanmasına, ayrıca bu kararın bir nüshasının TC Kültür Bakanlığı ve İl Müdürlükleri ile Radyo Televizyon Üst Kurulu’na gönderilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ederiz.”

“Peygamberler günah işlemekten münezzehtir”

Tedbir kararında filmden önce gösterilmesi istenen metin ise şu şekilde: “Saygıdeğer izleyiciler; seyretmekte olduğunuz bu film, tamamıyla filmin senaristinin kendi kurgusu olup; bu filmdeki Hz. Nuh karakterinin ve anlatılan olayların İslâm inancıyla, Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen büyük peygamber Hz. Nuh ile alakası yoktur. Hz Nuh, Kur’an’da övülen bir peygamber olup, İslâm inancına göre peygamberler günah işlemekten münezzehtir. Saygılarımızla siz sayın izleyicilere duyurulur.”

GEMİYE İNANANLAR DIŞINDA BİNEN KİMSE OLMAMIŞTIR

Filmle alakalı gazetemize konuşan ilahiyatçı – yazar Mevlüt Özcan ise, filmde Nuh (A.S.)’ın Allah’ın emri dışına çıkıyormuş gibi gösterilmesini eleştirerek, “Peygamberler Allah’tan aldıkları emirleri savsaklamazlar. Onları harfiyen yerine getirirler. Zaten bunları yapmakla yükümlüdürler” dedi. İslâm inancına aykırı bir şekilde filmde gemiye inanmayanların da bindiği iftirasına ise Özcan, “Ayetle sabittir ki gemiye inananlar dışında binen kimse olmamıştır. Hatta Hz. Nuh’un oğlu bile inançsızlığından ötürü gemiye binmemiş ve tufanda helak olanlardan olmuştur. Hz. Nuh Allah’a oğlu için dua etmiş fakat Allah bu duasını kabul etmemiştir” dedi.

FİLMİN GÖSTERİME GİRMESİ SAYGISIZLIKTIR

Özcan, “Film Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Malezya ve Endonezya olmak üzere 5 ülkede yasaklandı. Bu ülkeler filmi yasaklayarak çok akıllıca bir iş yaptılar. Bu filmi gösterime sokmak insanların inançlarıyla oynamak demektir. Türkiye’de filmin gösterime girmesine izin verilmesini ise insanların inançlarına karşı bir saygısızlık olarak görüyorum” diye konuştu.

ALLAH İNANCINA TAMAMEN UZAK

İlahiyatçı Prof. Dr. Celalettin Vatandaş da, “Filmdeki Tanrı anlayışı tamamıyla Yunan kültürüne ait bir tanrı anlayışıdır. Bilindiği gibi Yunan toplumunun tanrıları her türlü ahlâksızlığı, zorbalığı yapan varlıklar olarak düşünülmektedir. Nuh filmindeki tanrı anlayışı da insanlara kötülük yapmaktan haz alan bir tanrı anlayışıdır. Filmdeki bu anlayış, İslam dinindeki Allah inancından tamamen uzak bir tanrı anlayışıdır” şeklinde konuştu.

KENDİ İNANÇLARINI USTACA SERVİS EDİYORLAR

Müzik ve Sinema Derneği (MÜSİDER) Genel Başkanı Arslan Ateş ise, “Sinemanın toplumlar için, nasıl güçlü bir birleştirici veya aynı zamanda ayrıştırıp, yok edici tehlikeli bir silah olabildiğini hepimiz biliyoruz. Batı sinemayı hangi amaç için kullanıyor, iyi düşünmeli… Kendi inancına ait tüm değerler sistemini ustaca tüm dünyaya servis ediyor. Bunu yaparken ne sizi, ne sizin değerlerinizi ne de kutsalınızı dikkate alıyor.  Bu günlerde dünyadaki sinema endüstrisinin en zirvesinde bulunan Hollywood yapımı bir film daha, dünyada yaşayan 2 milyar Müslümanın hassasiyetini hiçe sayarak beyaz perdeye aktarıldı. Tabii olarak bununla birlikte birçok İslam ülkesinde büyük tartışmalara ve tepkilere sebep oldu. Yine birçok İslam ülkesinde film yasaklandığı gibi birçoğunda da yasaklanması gündemde” ifadelerini kullandı.

SİNEMA SEKTÖRÜNDE SÖZ SAHİBİ OLMALIYIZ

Ateş, “Hollywood’un ürettiği ürünlerin gösterildiği tüm ülkelerde çok büyük etkiler bırakması, insanların bu filmleri bir gerçeklik duygusuyla izlemesi söz konusudur. Birçok ülkede, ülkemizde dâhil olmak üzere halk bilimi alanında yapılan çalışmalarda da ortaya çıkmıştır ki; lise çağındaki gençler arasında bile, kültürümüze ait bir halk kahramanı sorusuna örümcek adam cevabı verilebilmektedir. Bu durum tüm dünya pazarına hitap eden Hollywood’a olduğu kadar ülkemize de büyük sorumluluklar uyandırmaktadır. Tüm dünyada geniş yankı bulan ‘Nuh; Büyük Tufan’ filminin eleştirilmesi ve İslami değerlerle örtüşmeyen birçok noktasının dile getirilmesi söz konuşurdur. Tüm dünyada birçok ülkenin tarihi, dini, kültürel hassasiyetleri üzerinde derin izler bırakabilecek kadar güçlü ve hatta izleyenlerin kafasında kendi tarihi değerlerini unutturabilecek kadar etkili bir endüstri noktasında biz hala neden dünyanın çok ciddi anlamda geri kalmış ülkeleri arasındayız. Burada sorgulanması gereken ve en önemlisi bütün dünyadaki İslami ülkeler olarak, bu anlamda daha güçlü, daha bilinçli adımlar atılmalıdır. Bir endüstride eğer karşınızdaki sinema endüstrisi kadar filmlere yatırım yapamıyor ve büyük pazarlara bunu sunabilmek için bir girişimde bulunmuyorsanız, şikâyetçi olmanın ve daha da vahimi yasaklamanın hiç bir anlamı kalmıyor. Müslüman ülkelerin Sinema endüstrisinde söz sahibi olacak bir hamle gerçekleştirmesi gerektiği inancındayız” şeklinde konuştu.

Milli Gazete

 

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s