PKK nın kaçırdığı çocuklar

PKK’nın kaçırdığı 14 yaşındaki Sinan Böçkün’ün ailesinin ısrarı sonucu serbest bırakılmasının ardından, diğer aileler de çocukları için eylem başlattı.

Uzun süre bölgede görev yapan ve açılım sürecini yakından takip eden, BM Kalkınma Programı eski Müdürü, ekonomist-yazar Bartu Soral, PKK’nın çocuk kaçırma eylemlerini Odatv’ye değerlendirdi. Geçtiğimiz günlerde süreci bütün ayrıntılarıyla gözler önüne serdiği ‘Paralel Kürdistan Kumpası’ isimli bir kitap yazan Soral, “Açılım süreciyle birlikte ‘analar ağlamasın’ diyenlere sormak gerekir; ‘çocuğu kaçırıldığı için ağlayanlar ana değil mi?” diye sordu.

İşte Bartu Soral’ın değerlendirmeleri:

Gazetelerde yer alan bir habere göre PKK son 6 ayda 331 çocuğu dağa kaçırmış. Bu korkunç tablo üzerine, bölgeyi yakından tanıyan ve burada uzun süre görev yapmış biri olarak değinmekte yarar gördüğüm bazı hususları sizlerle paylaşmak istedim.

Açılım süreciyle birlikte ‘analar ağlamasın’ diyenlere sormak gerekir; “çocuğu kaçırıldığı için ağlayanlar ana değil mi?”

“TEMEL SORUN FEODAL DÜZEN”

Güneydoğu Anadolu bölgemizin temel sorunu feodal düzendir, toprak ağalığıdır, aşiret ilişkileridir, yoksulluktur, tarımsal üretim ve hayvancılığın bitmesidir. Bu bölgede ilk iş Cumhuriyet devriminin eksik bıraktığı toprak reformunu yapmaktır. 21. Yüzyılın toprak reformu elbette farklı bir modelle olacaktır ama feodal ilişkileri ve aşiretleri tasfiye edecektir. Bölge insanı o zaman yaşamaya başlar. Bunun yanına yoğun bir tarımsal üretim ve hemen yanına tarım sanayini koyacağız. Bölge tarım açısından zengin toprağa sahiptir. Ama çiftçi ancak kendi geçimi için üretiyor. Meralara çıkış PKK tarafından yasaklandı, hayvancılık öldü. Hayvancılığın yüzde 70 maliyeti yemdir. Meralar ise bedava ve lezzetli yemleme imkanı sağlar. Güneydoğu mera açısından büyük fırsatlar sunuyor. Hatırlayın bir dönem Diyarbakır’ın eti ne lezzetliydi.

Güneydoğu tarih turizmi açısından inanılmaz fırsat sunuyor. Mardin, Urfa, Batman, Hasankeyf, Nemrut, Van… Bölgede Turizm Meslek Yüksek Okullarının açılması ile ara elemen yetiştirilir ve planlı bir biçimde tarih turizmi ilerler. İtalya’nın Toscana bölgesi gibi yapabiliriz burayı. Şarapçılık için güzel üzüm var. Mermer yatakları var, çıkartılıyor ama işlenmiyor, hammadde olarak 3 paraya satılıyor. İtalya bunları alıp, işleyip bize 33 liraya geri satıyor. Yazık. GAP projemiz kapsamlıdır, revize edilip hemen devreye sokulur. Kaynak mı? Uluslararası sermaye piyasalarında faizler yerlerde, para bolluğu var, sorun değil!

“ÇÖZÜM’ DİYENLERİN PROGRAMI VAR MIDIR?”

Bugün çözüm diye ortaya çıkan partilerin, bu konularda ne planları, ne programları var? Hiç. Güneydoğu Anadolu sorununu PKK’nın başı Öcalan’ın serbest kalmasına indirgediler. Sanki oradaki vatandaş Öcalan serbest kalınca iş bulacak, feodalitenin baskısından kurtulacak. Varsa yoksa Öcalan. Barış deyip her gün bizi tehdit ediyorlar. Ayrıca BDP’nin son seçimdeki oyu 1 milyon 600 bin. Kürt kökenli vatandaşlarımızın onda birini bile temsil etmiyorlar. Kimse Kandilden, İmralı’dan çözüm aramasın, çıkmaz ve çıkmayacak. Onları da uyarayım; tarih okusunlar! Molla Mustafa Barzani’nin başına ne geldi, ne için ABD’ye kaçmak zorunda kaldı? Bu partiler önce temsil ettiklerini iddia ettikleri Kürtleri ateşe atıyor. Bu kadar kullanılmanın sonu hüsrandır.

‘EMPERYALİST GÜÇLER FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRDİ’

Bu bölgede yaşayıp ben Kürdüm diyen vatandaşımız, ne hissediyorsa odur. Dilini öğrensin, kullansın, geliştirsin, şarkısını söylesin, sohbetini yapsın. Ne var bunda? Siz burayı ileri bir bölge yaparsanız, buraya iş, para, zenginlik, üretim getirirseniz hiç kimse macera aramaz. Ortada ne PKK kalır, ne Öcalan. Herkesin yabancı dil öğrenmeye çalıştığı bir dünyada hangi anadilde eğitim. Kimse size bu lafı etmez bile. Edene de yazık işte 2014’lerde kalmış derler, alay ederler. Türkiye Cumhuriyeti devleti gereksiz hatalar yaptı. Vatandaşını rencide etti. Emperyalist güçler de fırsatı iyi değerlendirdi. Tabi sadece Kürt kökenli vatandaşlarını değil, solcu, sosyalist, Marksist, Türkçü, ülkücü, dinci hepsini bir dönem ezdi. Kalkınmış bir ülkede her düşünce rüzgârı esecektir. Bu zenginliktir, çağdaşlıktır. Siz kalkınmış, üreten ve en önemlisi ürettiğini adil paylaşan bir sistem yaratın, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirecek bir sistem oluşturun, sonra bırakın fikirler tartışılsın. Hiç bir şey olmaz. Türkiye Cumhuriyetinin ana dili Türkçedir, eğitim dili Türkçedir. Diğer diller de rahatça öğrenilir, kullanılır, geliştirilir dersin, geçersin. İngilizce, Fransızca öğreniliyor da Kürtçe niye öğrenilmesin, niye konuşulmasın.

Odatv.com

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s