Denver Havalimanı’nın Korkunç Sırları

http://methredel.blogspot.com.tr/2012/02/denver-havalimannn-korkunc-srlar.html

Denver Havalimanı, ABD’nin en büyük havalimanıdır. Denver gibi küçük bir şehirde niye ABD’nin en büyük havalimanı var, o mevzuya şimdilik girmiyorum. Neyse, bu havalimanından her gün binlerce yolcu geçiyor, ancak bu havalimanı daha girişten itibaren korku filmi seti gibi manzaralarla bezenmiş vaziyette.

Havalimanına adım atar atmaz, daha terminale girmeden milleti İncil’de kıyamet alametlerinden bahsedilen Revelation kısmında tasviri yapılan kıyamet aygırı, kırmızı kırmızı parlayan şeytani gözleri ve ürkütücü suratıyla karşılıyor:

Bu da heykelin gündüz hali:

32 feet yüksekliğindeki bu korkunç heykel, daha tamamlanmadan kendisini yapan heykeltraşı öldürmüş. Heykelin yapımı sürerken düşen bir parça, heykeltraş  Luis Jimenez’i ezerek oracıkta vefatına sebep olmuş. Heykel Jimenez’in oğulları tarafından tamamlanmış. Bu şeytani heykel, İncil’de tarif edilen mahşerin soluk renkli atı tasvirine tıpatıp uyuyor. İncil’de Revelation 6:7-8’de atı tasvir eden pasaj şöyle:

Ve baktım ve soluk renkli bir at gördüm;
üzerinde taşıdığı ismi ölümdü, ve cehennem onu takip ediyordu,
ve onlara dünyanın dördüncü kısmı üzerine güç verildi,
kılıçla katletmek için, ve açlıkla, ve ölümle, ve dünyanın canavarları ile

Çeviri yapmaktan pek hazzetmediğim için daha güzelini yazamıyorum, idare ediverin artık. 

Heykelin gece manzarasına  karşı çekilmiş boydan resmi:

Bana inanmıyorsanız gidin Hristiyanlara sorun. Hristiyan din alimleri soluk mavi renkli mahşer atını bir sürü din kitabında yeteri kadar açıklamış. Bu atı gören her Hristiyan, bunun İncil’de tarif edilen mahşer atı olduğunu şıp diye anlıyor. Ben de onlara sorup teyid ettim zaten.

İnsanın içini karartan, korku filmlerine yaraşır bir manzara gerçekten de.
Havalimanı binasından içeri girdiğimizde, great hall denen büyük salonda bizi şu masonik kitabe karşılıyor:

Komplo mu demiştiniz?

Şekilde görüldüğü gibi gizlenmiş semboller, komplolar falan yok, herşey aynen piyasada. Bu kitabede dikkatimi çeken şey, ‘New world airport commission’ ifadesi oldu. ABD’de böyle bir kurum yoktur, FAA yani federal Aviation Authority (Federal Havacılık İdaresi) vardır. Komplo teorisyenleri, buradaki new world lafıyla New World Order, yani yeni dünya düzeninin kastedildiği konusunda hemfikir. Bu kitabede vali, belediye başkanı falan zikrediliyor, havalimanının müteahhidinin farmasonlar olduğunu anlamak için arif olmaya gerek yok.

Havalimanındaki tuhaflıklar bununla da bitmiyor: Bir anda modern bir havalimanında mı, 300 yıllık gotik bir katedralde mi olduğumuzu şaşırıyoruz, çünkü gargoyle efendinin teki duvarlardan millete nanik yapıyor.

Bagajdan fırlayan grotesk gaygoyle, havalimanı terminalinin duvarında çok afedersiniz at sikindeki kelebek gibi durmuş. Bu arkadaş bavul kaybeden kötü ruhları kovalamak için mi orada, yoksa daha başka gizli mesajlar mı veriyor, bu konuda birçok değişik teori var. Avrupa’daki gotik katedralleri bildiğiniz gibi farmasonlar yaptı, sağa sola gargoyle doldurmak bu vatandaşların alametifarikası. Bu havalimanının mimarı, müteahhidi onlar olduğuna göre imza olarak koymuş olabilirler. Gargoyle efendinin valizden fırlaması, suratındaki ifade falan ancak mason olanların anlayacağı bir çeşit mesaj olabilir, farmason olmadığım için bilemiyorum o kadarını.

Devam ediyoruz:

Bu korkunç ve grotesk resmin önünden her gün binlerce kişi geçiyor, kimse de kafasını kaldırıp ‘hacı bu ne iştir?’ demiyor. Resimde Nazi üniformasına benzeyen bir askeri üniforma giymiş gaz maskeli herif (komplo teorisyenlerinden bazıları bunun bir uzaylı olduğunu iddia  ediyor) bir elinde pala, bir elinde otomatik silahla katliam yapıyor gibi. Palanın ucu barış güvercinini hacamat etmek üzere. Havada saydam olarak başlayıp gökkuşağı şeklinde devam eden garabet de gözden kaçmıyor. Sabi sübyan cesetlerinin ve Nazi kılıklı celladın ortasında mutluluğun sembolü olan gökkuşağı ne arar? Bir kısım komplo teorisyenleri bunun chemtrail olduğu iddiasında.

Resmin sağ tarafında harabe binalar, sol tarafında ise kucaklarında ölü bebekleriyle ağlayan anneler ve kaldırım taşları üzerinde yatan ölü çocuklar dikkati çekiyor. Çocuklar ve bebeklerde en ufak bir darp izi, yara bere yok. Kimyasal ya da biyolojik silahla ölmüş oldukları bariz. Elemanın suratındaki gaz mazkesi de olayı yeteri kadar açıklıyor sanırım…

Gaz maskeli ve Nazi üniformalı alien kılıklı herifin elindeki palanın ucunun işaret ettiği yerde bir mektup var:

Bu mektup, 1943’te Auschwitz toplama kampında hayatını kaybeden 14 yaşındaki Yahudi genci Hama Herchenberg tarafından yazılmış gerçek bir mektup.

Mektubun çevirisini de yapayım tam olsun:

Bir zamanlar başka dünyalara özlen duyan küçük bir çocuktum.
Artık çocuk değilim, çünkü korkuyu öğrendim, ve nefret etmeyi…,
Ne trajiktir  düşmanlarla ve darağacı urganlarıyla yaşayan bir gençlik.
Ama hala inanıyorum ki, bugün sadece uyuyacağım,
çocuk olarak uyanacağım tekrardan, ve gülüp oynamaya başlayacağım… 

Auschwitz denince herkesin aklına gaz odaları gelir.  Gaz odasında ölmüş bir çocuğun mektubu, zehirli gazla öldürülmüş gibi duran sabi sübyan, bir elde keleş bir elde pala gaz maskeli Nazi kılıklı bir izbandut… Lassie bize birşey anlatmaya çalışıyor monşer.

Binlerce yolcunun uğrak yeri olan, Birleşik Devletler’in en büyük havalimanına böyle iç karartıcı, korkunç, grotesk bir resmi kim niye koyar acep?

Duvardaki tek resim tabii ki bu değil. Diğerlerine de bir göz atalım:

Bu garabet resimde de çeşitli ırklardan çocuklar, Hawaii yerlisine benzeyen tuhaf şahsın etrafında toplanmış, gülüp eğleniyor ve ellerini Avatar filminden fırlamış gibi duran rengarenk, tuhaf bitkiye doğru uzatıyorlar. Arka planda insan suratlı kaplanlar var.

Resmin daha uzaktan çekilmiş versiyonuna bakalım:

Arka planda yağmur ormanları, Arizona çölleri dikkat çekiyor.  Komplo teorisyenlerine göre sistem lordları milleti zehirli gazlar (benim görüşüme göre prion başta olmak üzere biyolojik silahlar) ile temizledikten sonra, sığınaklarda topladıkları elitler ve özel olarak seçtikleri çocuklarla dünyayı yeniden kuracak. Genetik mühendisliği harikası(!) bitkiler ve hayvanlar da bu mutlu tabloyu tamamlayacak.

Tabii diğer resimler böyle mutluluk tabloları(!) içermiyor. Bir çoğunda ölü çocuklar, savaş ve yangınlar resmedilmiş.

Bu ürkütücü resimde camdan kutular içinde korunan egzotik hayvanlar, rengarenk çiçekler ve tabutlarda yatan cesetler dikkat çekiyor. Cesetlerden en soldaki Afrikalı siyahi bir kadın, ortadaki bir Kızılderili kadın, en sağdaki de sarışın bir kız çocuğu. Bu resmin istenmeyen ırkların ve dinlerin yeryüzünden silinmesini temsil ettiği öne sürülüyor. Arka planda şehri ve ormanı yok etmekte olan korkunç bir yangın sahnesi var. Mavi gömlekli Güney Amerika yerlisi kızın elindeki Maya takvimi tabletine dikkat edin bu arada…

Detaylara bakalım:

Kızılderili kadının üzerindeki pikselli insan ve ev çizimleri çok tuhaf, hiç de klasik Kızılderili elişlerine benzemiyor. Kadının kucağındaki acayip figür ve mısırlar kafalarda soru işaretleri uyandırıyor. Bilmeyenler varsa, ABD’de GDO’lu olmayan mısır hemen hemen hiç  kalmadı. Mısır bilindiği gibi Amerikan yerlilerinin temel besinidir. Amerika keşfedilmeden önce eski dünyada bilinmeyen bir yiyecekti. Bizde buğday neyse Kızılderililer, Aztekler içinde mısır oydu. Farmason abiler sanırım Kızılderililerle birlikte organik, GDO’suz mısırın da yok edilmesini anlatıyor burada.

Siyah kadının boynu ve kolundaki köle zincirleri hemen göze çarpıyor. Yeni dünya düzeninde her işi robotlar yapacağı için kölelere gerek yok. Siyah kadın burada hem elit  sistem lordlarının istemediği ırkları, hem de köleliği temsil ediyor. Zavallının göğsünde de gösterişli bir Afrika papatyası var. Rengarenk çiçekler, dans ve eğlence sembolü tamtamlar ve tabutta yatan bir ceset. Bu görüntüler gerçekten de insanın moralini bozuyor. İnsanın psikolojisini allak bullak eden, MKULTRA stayla resimler bunlar. Düşünün, bu dev duvar resimleri milletin bagajlarını aldığı yerde bir de…. Her gün önlerinden binlerce  insan geçiyor. Bagaj beklerken sıkılıp dakikalarca bu asap bozucu resimleri izlemek zorunda kalıyorlar. Yol yorgunluğuyla psikolojisi zayıflamış, stres içindeki insanların bilinçaltları allak bullak oluyor.

Neyse, incelemeye devam edelim ve bu sinir bozucu resimdeki son detaya bakalım:

Küçük kızın göğsü üzerinde ufak bir haç ve Davut yıldızı var. Bunların ikisinin arasında da kadim zamanlardan beri sırların, ketumiyetin ve gizli cemiyetlerin sembolü, aynı zamanda islamiyette de önemli bir sembol olan gül. Hmmm… Tek din, tek devlet, tek dilden ibaret yeni dünya düzeni. Ein Volk, ein reich, ein illuminati! Komplo teorisyenleri hep antisemitik takılıp Yahudileri suçluyor ama, burada Yahudi dinini de mezara gömmüşler baksanıza… İlk gördüğümüz resimdeki sabi sübyanı kılıçtan geçiren  Nazi kılıklı uzaylı da dikkate alırsak, burada farmason ve Nazi komplosu var gibi. Gerçekten de kafa karıştırıcı bir tablo. Biz İlluminati’yi siyonist bilirdik, ama bu havalimanı pek de siyonizmin kalesi gibi görünmüyor. Yoksa yeni dünya düzenini kurmak için siyonist İlluminati baronları Nazi farmasonlarla rekabet halinde mi? Kim bilir…

Denver Havalimanı’na yolunuz düşerse, bu resimlere iyice bakın ve insanların bunlara ne tepki verdiğini iyice gözlemleyin.

Şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Fazla nutella yemeyin, GDO’lu gıdalardan uzak durun.

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s