Pasaportlar, Ehliyetler CIP’lendi!

İyi niyet taşları!

“Sözde bir güvenlik için, temel özgürlüklerini feda edenler ne özgürlüğü, ne de güvenliği hak eder.” Benjamin Franklin

Korku için genel anlamda bir belirsizlik karşısında tehdit algısı ile tetiklenen rahatsız edici ve olumsuz bir his tanımlaması yapılıyor. Çağımızda insanlar planlı bir biçimde dolaylı yollardan korkutularak, bilinçaltlarına kendilerini güvensiz hissetmeleri yerleştiriliyor ve belirsizlikler karşısında, ne kadar kötü olursa olsun sisteme iki elle sıkı sıkıya sarılmaları sağlanıyor. Böylece büyük yığınların razı olmaları, boyun eğmeleri, itaat etmeleri kolaylaştırılıyor.
Görünen o ki, planlı operasyonlarla gittikçe kaotik bir yapıya dönüştürülecek ve güvensizleştirilecek olan Dünya’da, insanlar, yakın bir gelecekte, gönüllü olarak mikroçip taktırma kuyruğuna girecekler. Yani uydudan deney hayvanları gibi takip edilmeye razı olacağız.
Günümüzde inşa edilen küresel hapishaneye dair dilimizde güzel özlü sözler var: “Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” ya da “Cehenneme giden yol, iyi niyet taşları ile döşenmiştir” gibi…
Yeni barkotlu nüfus kâğıtları, pasaportlar ile uluslararası sömürü sistemi, insanları, kazandığı ve tükettiği ölçüde sınıflandırmaktadır. Eğitim, sağlık, güvenlik gibi aslında devletin topladığı vergiler karşısında tüm vatandaşlarına sunması zorunlu temel hizmetler, özelleştirilerek parası olana sunulacak bir yapıya dönüştürülme işlemine başlandı. Hizmet sadece parası olana verilecek. Peki, yeterli gelirimiz yoksa ne olacak? İster intihar edin, isterseniz cinnet geçirip çoluk çocuğunuzu katledin, ya da uyuşturucu kullanın gözü dönmüş mafyöz sistemin umurunda bile değil. Kısa yoldan kurtulmuş olacaklar, çünkü paramız, yeterli gelirimiz yoksa bu, onların istediği ideal, tüketici insan tipine uymuyoruz demektir.
Sistemin mimarlarına göre yoksulların, işsizlerin, yaşlıların, engellilerin yaşamaya hakları yok. Tıpkı Hitler Almanyası’ndaki gibi! Yarı Tanrılar insanları vahşi doğanın yasalarına göre yönetiyorlar. Zayıf olana, güçsüz olana bu dünyada yer yok…
Berlin Duvarı yıkıldı, Dünya serbest rekabetçi sistemin özgürlük ve demokrasi anlayışına biat etti, ama bütün şehirler, toplumlar ayrıştı, ayrıştırıldı. Şimdi parası olanlar için üst düzey güvenlikli, yüksek duvarlar arkasında uydu kentler kuruluyor. Yani aslında bütün kentlerde yeni yeni Berlin duvarları örüyorlar. Ötekilerden korunmak için!
Yarı Tanrıların düşünsel yapısına göre: “Güçlü olan, parası olan ayakta kalır ve güvenlikli uydu kentlerde iyi eğitimi, güvenliği ve sağlıklı yaşam hakkını satın alır. Güçsüzler, işsizler, sakatlar, yoksul ve parası olmayan ötekiler, yani sistem için ticari değeri olmayanlar duvarların öte yakasında ‘Allah’a havale” edilecekler. Hani duvarlar yıkılmıştı, hani savaş bitmişti? Şimdi savaş bütün kentlere taşındı, korku dağları deldiriyor, her yere, her kente yüksek korku duvarları örülüyor. Dizginlerinden boşanmış vahşi kapitalizmin yeni düzeni korku üretiyor, korkutarak insanları güvensizliğe itiyor, bir taraftan vahşi sömürüsünü arttırırken diğer taraftan insanları kategorize ederek ülkeleri, kentleri, toplumları, aileleri bölüyor, ayrıştırıyor.
Ünlü spekülatör (vurguncu), renkli devrimlerin küresel tetikçisi George Soros, “Kapitalizm ‘ahlaksız’ değildir, ‘ahlakdışı’dır. Bu şu demektir: Piyasa, ahlaki yargılarla işlemez. Orada insanlar, dürüst olanı yapmaya değil, para kazanmaya çalışır. Piyasa kamusal değil, kişisel yararın peşindedir. Rekabet eder ama elinden gelse rekabeti ortadan kaldırabilir de… Bu açıdan ahlakdışıdır.” Açık toplum safsatasının mimarı, sözde paranın sihirbazı, küresel kapitalizmin en sinsi tetikçisi, çok uluslu şirketorkrasinin renkli devrimlerin sivil toplum ayağının finansörü ve yöneticisi George Soros’un sözleri bunlar. Küresel kapitalizmin kurduğu sistemin aslında ne olduğuna dair yoruma gerek bırakmayacak sözler…
“Küresel sermayenin, kapitalistin ne ahlakı, ne dini, ne de imanı vardır” diyoruz ya, işte ilk ağızdan kanıtı. Soros, bu sözleriyle açıkça insanların alın teriyle, insanların kanıyla beslendiklerini itiraf etmektedir.
Hiç kuşku yok ki kurulan mikroçipli, barkotlu sistem ileri teknolojinin küresel efendilere sunduğu, küresel çapta insan kontrolünü kolaylaştıran bir yeniliktir. Barkot ve mikroçip uygulamaları elek üstünde kalan, yaşamasına izin verilecek tüketici, uysal köleler ile elek altına düşecek tüketemeyen, sistem dışı insanları, hatta sisteme zarar verme olasılığı olanları ayırt edecek bir ‘eliminatör’ işlevi görecektir…
Yarı Tanrılar İmparatorluğu Stf: 77-78

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s