“Büyük durgunluk” Türk ekonomisini sarsacak

yedi yıl önce bu günlerde, 2007 yılının Ağustos ayının başında, ABD ekonomisinden başlayan ve bütün Batılı ekonomilere izlenen, aynı anda piyasalara yönelik bir dizi “doğrudan müdahale” yaşandı. Finansal kriz olarak başlayan süreç ekonomik krize dönüştü. 2014 Ağustos ayı başında yedinci yılı tamamlayıp sekizinci yıla girerken, krizin nasıl sonlanacağına ait en ufak bir işaret yok. Tersine, merkez ekonomilerin çoğunluğunda, ABD hariç, 2014 yılında da büyüme hızına ilişkin beklentiler durgunluğun devam ettiğine işaret ediyor.

BÜYÜK DURGUNLUK

Son iki yüz elli yıllık kapitalizm tarihinin en uzun süren durgunluk dönemi yaşanıyor. “Büyük Durgunluk” adı verildi.

Türk ekonomisinin “büyük durgunluğun yaşandığı 2008 sonrasında, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında eğik bir düzlemde hızla aşağıya inişini izledik. Son üç yılda izlediğimiz bu düşüşe damgasını vuran temel gösterge, yüksek dış ticaret açıklarına bağlı yüksek cari açıklar oldu. Türk ekonomisi bir kez daha, her on yılda bir tekrarlanan dış denge kısır döngüsünün içine girmişti.

DÜŞÜK BÜYÜMEYE MAHKUM AKP EKONOMİSİ

Son üç yıldır Türk ekonomisinin büyümesini baskı altına alan dış denge kısır döngüsünün, yurt-içi tasarruflardaki hızlı düşüş ile birlikte yaşanmış olması, Türk ekonomisi için “düşük büyüme” olgusunu “orta ve uzun vade” için kalıcı hale getirdi.

2014 yılının ilk yarısı tamamlandı, ikinci yarıdayız. İlk yarı yılda, ikinci çeyrekte gelen makro göstergeler giderek olumsuzlaştı. Enflasyonda, dış ticarette, göstergelerde süren bozulma üçüncü çeyreğin ilk ayında da sürdü. 12-13 yıllık AKP iktidarı 2014 yılında somutlaşan görünümü ile; yüksek ve yükselen kısa vadeli dış borç, yüksek cari açık tehdidi altında, “düşük büyümeye” mahkum olmuş durumdadır.

BİR DÖNEMİN SONU

Ekonomi yönetimini, bakan ve yüksek bürokrat düzeyindeki sorumlularının Türk ekonomisinin “kısa vadeli” beklentilerine ait hiçbir öngörüleri de artık tutarlı değildir ve anlamını kaybetmiştir. Türk ekonomisi tam bir başı-boşluk içinde hangi yöne gittiğini bilmeden yol almaktadır.

Türkiye önünde durduğu “Cumhurbaşkanlığı seçiminden” sonra ekonomisini hareket ettirebilme imkanına sahip midir? Türk ekonomisi yaşamını büyük şehir rantları ve onlara bağlı inşaatcılık ile asgari büyüme düzeyinde sürdürmektedir.

Büyük durgunluğu erteleyebilmek için piyasaları sürekli likiditeye boğan Batılı büyük ekonomiler artık bu politikayı terk etmektedir. Türkiye benzeri ülkelerin tek dış finansman kaynağı haline gelmiş olan bu kısa vadeli sermaye hareketleri büyük olasılıkla duracaktır. Bu bir döneminde sonudur.

ARTIK OYUN BİTTİ

Neo-liberal İktisat’ın 1980’lı yılların başında dünya ekonomisine dayattığı “neo-liberal finans mimarisinin” sonu ilan edilmektedir. 1970’lerin ortalarından başlayan, 1980 ile tam hakimiyet kuran “neo-liberal köktenciliğin”, 1980-2008 arasındaki 30 yıllık globalleşme hegemonyası döneminde dünyada yarattığı tahribatın somut sonuçları “büyük durgunluk” dönemi içinde, 2008-2013 arasında somutlaştı. Artık tersini söyleyen kalmadı.

Globalleşme ile büyüme arasında bir bağın olmadığı, büyümenin belirleyicisi olmadığı, neo-liberal finans yapısını sürüklediği söylenen; büyüme ve globalleşme arasındaki iddialı temel varsayımları 2008 krizi artık tamamen yok etti, fert başına gelir artışında fark edilir bir değişiklik yaratmadığı belirlendikten sonra, şimdi tam tersine, zenginlerin daha zengin olmasına ve yoksulluğun artması sonuncu doğurduğuna ilişkin batılı önemli kurumların raporları hızla artıyor.

Türkiye neo-liberal köktenciliğin bütünüyle iflas etmiş finansal araçlarını kullanarak yurt-içi ve yurt-dışı tasarruf politikası oluşturma şansına sahip değildir.

12-13 yıllık sürede AKP iktidarı, Türk iktisat tarihinin geçmiş hiçbir döneminde yaşanmamış ölçekte ve büyüklükte bir özelleştirme geliri ve dış borç elde etti. Tüm bunları aynı dönem içinde tüketmiştir.

Artık “oyun bitti”

Oyun hem içeride, hem de dışarıda bitti.

KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESMELİYİZ

Büyük iddialarla ve bütün batı dünyasının desteği ile çıkılan neo-liberal yolun sonunda, yaklaşık 34-35 yıllık bir sürecin sonunda, Türkiye başlangıç noktasına, 1978-1979 “dış denge darboğazı” noktasına varılmıştır. Büyüdüğü, geliştiği israrla söylenmesine karşılık, 35 yıl sonra şimdi Türk ekonomisi, tasarruf ve yatırım gücünü kaybetmiş, sanayileşme ivmesini yitirmiş, bütünüyle kısa vadeli dış borçlanmanın, sıcak paranın “ insafına” kendini terk etmiş bir konumdadır.

2014 yılında artık bu arkaik ekonomik yapıyı sürdürmek mümkün değildir. 1980’lerin şaşalı neo-liberal iktisat politikaları ve finansal mimarisi artık gündemde değildir. Bütünüyle Ankara’da verilen idari kararlar ile yürüyen bir iktisat anlayışı vardır. Ne Türkiye’nin anlı-şanlı sermaye büyükleri ve birlikleri yakından yaşayarak bildikleri halde “tek kişilik idari kararlara” itiraz etmektedir; ne de Türkiye’nin sıradan yurttaşları nasıl kararlaştırıldığını ve uygulandığını bilmedikleri bu kararlara itiraz etmektedir. Ülkenin büyük çoğunluğu, Türk ekonomisine ilişkin kararların Meclis’te alındığını sanmaktadır.

İzlediğimiz bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var. İlk turu bu Pazar günü yapılacak. Türk ekonomisinin 2014 ortasında karşı karşıya kaldığı çaresizliğin kurgulayıcısı olan AKP ve lideri T. Erdoğan bu seçimlerin “favorisi” olarak gösteriliyor. Seçilir ise, AKP ile yoluna devam edecek.

Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilirse bu dönemde ne yapacak? İsmet İnönü’nün bir dönemin Cumhurbaşkanı olan C.Sunay’ın yeniden aday gösterilmek istenmesi üzerine yaptığı bir değerlendirmeyi hatırlıyoruz: “Şimdiye kadar ne yaptıysa bundan sonrada aynısını yapacaktır.” Böyle diyordu. Evet bu, bugün için de geçerlidir.

Evet, artık oyun bitti. Şimdi artık kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz.

Nazif Ekzen

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s