Hocamız Aiberg in Bilişim Teknolojilerine Katkısı

Daha önce ben Macintosh ve daha sonra da Linux işletim sistemini kullanıyordum. Ama henüz yeni aldığım bu bilgisayar Microsoft /Win işletimine sahipti ve öncelikle bana göre yeni olan bu sistemi tanımam gerekiyordu. Bu işlemi Salı günü tamamladığımda ve sniffing analizlerimin sonucunu bulduğumda kanım donmuştu:

Tüm dünyanın Windows kullanıcıları Big Boss (Büyük Patron, tıpkı Orwell’in 1984 romanındaki Big Brother Goverts.=Biri Bizi Gözetliyor kurgusu gibi) adlı bir üst sistemle, Rusya’daki, Çindeki ve diğer her ülkedeki tüm kullanıcıları merkezi Amerika’da bulunan “Dünya Ekonomi Devleti Patronlarının” derin devletine bağlamışlardı. Sadece Amerika’daki otorite ve yetkili örgütler sizi, yazdıklarınızı ve PC’niz içindeki dosyalarınızı dilerlerse indirip okuyabiliyorlar, HABERİNİZ OLSUN, Biri Bizi Gözetliyor, dünyanın tüm toplam bilgi ve mesajları büyük patron birader tarafından arşivleniyor.

Bu merkezi kollektör ve kilit sistemini nasıl kırarım diye tüm Çarşamba günü düşünüp, Allah’ımın da izniyle buluşumu yaptım, Dostlarımın binbir emekle açtığı bu site de hack’layıcıların elinde çökmesin diye başladığım bu serüven beni HOOPs adını verdiğim buluşa götürdü.

Hans’ın HYPER (Üst sistemde) OPTİONAL (Opsiyonel, seçmeceli, isteğe bağlı) ORİENTATİON Oryantasyon-Yönlendirme) PROTOCOL (Protokolü) +s (SECURİTY= Güvenlik) IP biçiminde bir protokol değildir. Harddisk formatlama ile ilgilidir. 8’lik BİTE-BYTE farkı yerine DAK (D&A K, çok sevdiğim bir baba-oğulun adları ve soyadlarının başharfleri. Ama adet olmuş diye İngilizcesini yazacağız ya, Direct Archive Key=Dolaysız Arşiv Anahtarı adını veriyorum ki, küresel kabul görsün.) birimini buldum.

HD formatlamada tam sayıların hangisi olursa olsun (Big Boss&Big Brother merkezi) arşive gidiyor. VCD ve DVD arasındaki farkı ya da HOLOGRAM ile katlı-bellek oluşturma düzeneğini anımsayınız. Bir hesap makinesine 987 rakamlarını yazınız, sonra bunun karekökünü alınız ve çıkanı 10’a bölünüz. (Çünkü Heksan yerine Desimal sisteme bölmemiz şart. Çıkan sayı 1 DAK birimidir.

Geçtiğimiz haftaki Perşembe günü bunu doğrudan adreslerimin yönetmeni olan tt.net, Hot-Mail ve Yahoo ile yazıştım, Son ikisi gizli (Hyper) bir üst platformda tek DAK-KEY ile kendilerimi birleştirdiğimi ve tüm güvenlik sistemlerinin delindiğini beş dakikadan az bir test ile hemen anladılar ve öyle şaşırdılar ki, sürekli “Lütfen irtibatı yitirmeyelim” diye rica ettiler. İlerleyen dakikalarda benim bir şantajcı, hacklayıcı ya da Para-pul, ortaklık, patent hakkı istemediğimi görünce bir kat daha şaşırdılar.

Perşembe günümün tamamını (ABD ile saat farkını düşünürseniz, 24 saat uykusuz kaldığımı görebilirsiniz) bu iki firmanın mesaj hücumu işgal etti. Yahoo’dan ABD’ye bedava davet; Hot-Mail’den ise direkt işbaşı teklifi aldım. (Bu arada tt.net.com.dan “Nasihat” aldım.) Karşılıklı şartları e-imzalı(PGP) mail ile kararlaştırdık. Hot mail’e hoopsmail ve Yahoo’ya Yahoops isimlerini shareware olarak bağışladım. Centilmenlik anlaşması gereği bu iki şirket adreslerime gelen tüm e-postaları kendileriyle senkronize (eşanlı) olarak önce bana yönlendirmeyi taahhüt ederek protokole ve centilmenlik anlaşmasına bağladılar. e-sign mutabakatından 15 saniye kadar sonra sözlerini tuttular. Mesajınız onların ana motoruyla aynı anda bende de açılıyor. Bunları niye yazdım ? İlki yakın bir zamanda DAK ile HOOPS, Yahoops ve Hoops-mail gibi yeni terminolojiler ve logolar duyduğunuzda “Bunu kim buldu” sorusuna ne internetten ne ansiklopedilerden ne de literatürlerden hiç bir yanıt bulamayacağını ve tek TARİHİ yanıt ve BELGE’nin sadece buradaki yazı olduğunu bilmen için…

Dostlarımın da yanıt arayanlara bir gizli kahraman, meçhul asker edasıyla benim adıma gülümsemesi için yazdım. Yoksa küçük düşünenlere yazmadım, küçük düşünen burada yazdıklarımın bir kelimesini bile anlamayandır. Şimdi sitedeki adres ve haber grubu önce gümrüğüme geliyor, serverlerin ve hatta sitelerin Web sayfalarının kurucularının haberi bile olmadan, ardniyetli sapıkları baştan hallettiğimi bilmeleri için de yazdım, Webmaster geçinenlere… Hani bazen TV kanalları yazar ya “Lütfen alıcılarınızın ayarlarıyla oynamayın” diye… Anlayınız ki, bazı kurnaz kimselerin BBG’siyim.

İyi ki de yaptım, çünkü canıma tak etmişti. İnternet’e bağlandığım ilk gün büyük bir hata yaparak e-mail adresime adımı olduğu gibi yazmıştım. Bazı uyanıklar bunu bekliyorlarmış ki, data bombardımanı gırla yağdı. Adult (Erişkinler için çok pahalı ) yakası açılmadık resimleri bedava postalanmaya başladılar hem de yüzlercesini… Ben porno ayarlarını sıfırlayıp kurtuldum derken, “Hacker”ler, bu kez Aktüel dergisinin tüm eski sayılarını ve Sabah kitaplarının (yayıncılığın) bilgisayar dizgisini sürekli bilgi bombardımanı olarak gönderdiler. Bu adresleri iptal edici- reddedici programları çalıştırdım. Güvenlik ayarlarını maksimum yükselttim.

Bu kez ataşlı ve Exe uzantılı virüs vb. postalanmaya başladı. Şimdi bunları da önleyen bir sistem geliştirdim. “Telefondan ADSL Modeme oradan Bilgisayara değil” yeniden modemden telefona oradan Bilgisayar RAM’ına geri tepmeli-obsiyonlu sigorta kurdum. Çok basit sizler de yapabilirsiniz, benden shareware….

HOOPs protokolünü sizlere bu siteyi armağan eden dostların tuzak, pusu ve sabotajlarla uğraşmaması için geliştirdim. HotMail ve Yahoo’nun ortak Oryantasyon (Yönlendirme) sonucu sizlere açıklamadığım bir E-Cooperation adresine geldikten sonra bunu ben okuyorum ve daha sonra izin verirsem ZigZag’a ulaşıyorsunuz.

İlk elemeyi HOOPs da yapıyorum ve gerekmeyeni ayıklıyorum. Öyle ki site sahiplerinin bile bu ön işlemlemeden haberi olmuyor. Ama bu çok külfetli! Ben siteyi ve Web verilerini sürekli İnternet’e bağlı tutmak zorunda kalıyorum ki, bunun Türktelekom faturaları olarak bana yüklediği yıkımı siz bir düşünün.

Adı geçmişken Türk Telekom’a da değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü, HOOPs için bir yurtsever olarak (Hot-Mail ve Yahoo’dan önce ilk onları aradım ve “ttcom e-posta abonesi olduğumu, eğer benimle anlaşırlarsa onlara bedava önemli bir buluş vereceğimi söyledim. İlk yanıt, “Ben yetkili değilim, yetkililer de şu anda saat 17.00 olduğundan mesaiyi bitirdiler.” oldu…Ertesi gün (Cuma) tüm gün yetkili aradım. “Toplantıda, şehir dışında, viziteye çıktı, bugün kömür almak için izin aldı.” vb. gibi bildiğimiz tüm mazeretler sıralandı. Birini tam bulduğumda ne yazık ki, kadar saat 17.30 olmuş ve mesai bitmişti. Araya haftasonu tatili girdi ve Türk Telekom’da bana verilen telefonları açacak bir tek kişi yoktu! Pazartesi günü saat 09.ooda yeniden telefon başına oturdum ve 11.oo’e kadar yetkililerin yerlerinde olmadığını, saat 12.de öğle tatiline çıktıklarını ve saat 14’de henüz öğle paydosundan gelmediklerini öğrendim. 16.30’da karşıma çıkan yetkili “Ben dediklerinizden bir şey anlamadım, hangi dilden konuşuyorsunuz? Siz bu dedikleriniz her neyse bir dosya oluşturun, Ulaştırma Bakanlığının ilgili Daire başkanlığına gönderin. Gerekirse Genel müdürlüğe havale ederler” diye yol gösterdi.

Aklıma orada çalışan bir yüksek mühendis öğrencim geldi. Onu aradım ve şöyle dedi: “Hocam, buralarda işler inanılmaz karışık. Eğer postayla yollarsanız sümen altına konur aylarca sıra gelmez. Türk Telekom özelleştirilecek yeni bir idare kurulacak, toplu işten adam çıkarılma veya tayinlerle herkes tedirgin, herkes uyurgezer gibi. Kimse hiçbir şeye sahiplenmiyor, kimsenin yetkisi yok!” dedi.

Sırada Ulaştırma Bakanlığı vardı: Son bir girişim daha yaptım, bunun büyük bir buluş olduğunu, aksi halde yabancıların sahipleneceğini”söyledim. “Olsun, biz prensip olarak, yabancıların en son yeniliklerini satın alıp, uyguluyoruz. Dünyada en ileri sistemler anında bize gelir. Elimizde modern Türksat uyduları var.” dedi. ben “İyi ama…” diyecek oldum, bu kez “Israr etme kardeşim, işimiz çok, bir de seninle uğraşmayalım.Sen kim icat yapmak kim?”

İstediğiniz kadar yurtsever-milliyetçi olun. Devlet memurunuzun da aynı frekansta olması gerekir. Benim memurum mahmurdur, kendisine gelebilmek için öğlen molasına kadar çay- kahvesini içer, servisleri dolaşır, dedikodularını yaparken, o da ne? Öğle molası verilmiş. Bu kez de yemek rehavetinden dolayı yarı uyanık işlerini yapar. Gözü paydos saatinde ve de gönlü haftasonu tatilindedir. “Bugün git yarın gel ya da yetkili ben değilim vb.” diyerek mesaisini doldurur. “Benim memurumun” arpalıkta bulunuş nedeni de “Hamili kart yakinimdir”den dolayıdır. Size şöyle bir dik bakar,”Ben sizi anlayamıyorum, zaten muhatabınız da ben değilim. Biz sadece memuruz, herkesle uğraşırsak buradan çıkıp evimize gidemeyiz, burada yatıp kalkarız.”

Sakın bundan sonra beni suçlamayın, neden geri kaldığımızı ve Allah’ın “Bir millet kendini düzeltmedikçe and olsun biz de onu düzeltmeyiz.” ve “Bir millet azmak isterse onun azmasına yardım ederiz.” ayetleriyle bir irdeleyin bakalım…

Benim siyasetçim de öyle: “Israr etme kardeşim, işimiz çok, bir de seninle uğraşmayalım.Sen kim icat yapmak kim?”

Benim cahilim de öyle: “Sen kim mucitlik kim?”

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s