E-DEVLET DİLSİZ!

BİYOMETRİK KİMLİK KARTI PROJESİ
21.yy “Bilgi Çağı” olarak ta adlandırılıyor… Devletler hızla kurum ve kuruluşlarını internete taşıyorlar… Türkiye’de de E-devlet projesi çerçevesinde kurumlar internette yapılandırılıyor… Ama sistem yabancı veri tabanları üzerine inşa ediliyor… Ankara’da yabancı bilgi teknolojileri şirketlerinin ve savunma sanayi şirketlerinin nüfuz savaşını görüyoruz…
Buna örnek olarak geçen hafta basında okuduğum Digital Kimlik Kartları ile ilgili bir haberi analiz etmek istiyorum… Gazeteci sayın Celal Kazdağlı’nın hazırladığı “Manşetlerin Dili” isimli bir TV programı var. Bu haberi bu programın mantığı ile değerlendireceğim.

03.09.2014 22:52
188

Haber konusu “77 milyon vatandaşın kimlik bilgilerinin ABD ve Paralel Yapı’nın eline geçmesini sağlayacak ihale iptal edildi. 77 milyon vatandaştan toplanacak olan biyometrik verilerin ve tüm nüfus bilgilerinin saklanacağı veritabanını kendisi belirleyen TÜBİTAK, bu bilgilerin tamamının ABD istihbaratının en sağlam bilgi kaynaklarından biri olarak bilinen “Oracle” firmasına ait biyometrikveritabanında saklanacağını şartnameye yazdı. 77 milyon vatandaşın en özel bilgileri, ABD merkezli “M2SYS” firmasının kurduğu sistemde korunacak”…
Biyometrik kimlik kartı pojesi iptal edildi, tüm bilgilerimizin paralel yapı ve ABD’nin eline geçmesi önlendi… Öylemi acaba?
Bu projede üç önemli husus var, bunlar;1)- Veri Tabanı, 2)- Biyometrik Karşılaştırma ve Analiz Sistemi, 3)- Ham Kart (PVC ve Polikarbon özellikli kimlik kartları).

1. Veri tabanı Sistemi: Oracle

Oracle firması dünyanın en büyük, en yaygın kullanılan veri tabanı sistemine sahiptir.. Bu firmanın muadilleri de Microsoft, DB2(IBM) ve Sybase gibi şirketlerdir.. Bunlar da ABD firmalarıdır…
Milli İstihbarat Teşkilatı, Genel Kurmay, Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü vs. gibi birçok Stratejik kurumun verileri de Oracle firmasının veri tabanı sistemi ile geliştirilen programlarda tutulmaktadır… Ayrıca Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’nde halen yürütülmekte olan Mernis, Kimlik Paylaşım Sistemi, Adrese Dayalı Veri Tabanı, Adres Paylaşım Sistemi de Oracle firmasının veri tabanında tutulmaktadır… Bu kurumları kim kurtaracak bu Oracle’nin elinden?

2. Biyometrik Karşılaştırma ve Analiz Sistemi:

Bu sistem için seçilen M2SYSY firması dünyada tanınmış bir firma. Sahibi kurucusu Bangladeşli bir Müslüman olan Mizan Rahman’dır. Bu programın muadilleri de NEC (Japon), SAGEM (Fransız), Papillon (Rus) ve Motorola (Amerikan) firmalarıdır… Kimlik kartı projesini Bangladeşli bir Müslümanın şirketi olan M2SYS’den kurtarıp kimle yapacaksınız?

3. Ham Kart

Bu projenin bütçesi yaklaşık 200 milyon TL’dir… Proje maliyetinin yaklaşık 160 milyon TL civarındaki tutarı da Ham Kart alımı içindir… Dünyanın en büyük kart üreticisi iki firması Gemalto (Fransız) ve G&D (Alman) firmalarıdır. Mevcut yerli üreticilere de bu firmalar ortaktır. Burada sorulması gereken soru: Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı için, güvenlik gerekçeleriyle TÜBİTAK tarafından Yerli Yonga İşletim Sistemi (AKIS) geliştirmesi Birilerini rahatsız etti mi?
Türkiye’nin paralel yapı ile mücadele ettiği bu günlerde birileri durumu fırsat bilip bu ihaleyi iptal ettirip, Fransız ya da Alman kartlarını mı pazarlamaya çalışıyor? Gazetelere nüfuz etme gücün olan birileri bu kartların temsilcisi olabilir mi? Yani birileri, kimlik bilgilerimizi paralel yapıdan kurtarıyoruz diyerek duygularımızı mı sömürüyor?
Dünyanın her ülkesinde Bilgi teknolojileri ve Savunma sanayi alanlarında faaliyet gösteren yabancı şirketler, hükümete yakın güçlü yerli ortaklar bulurlar… Görünür temsilcilerinin arkasında da görünmeyen güçlü nüfuz sahibi ortaklar bulunur… Çünkü bu alandaki rant inşaat sektöründen daha fazladır…
Örneğin Türkiye’de, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın milletin ruhuna, duygularına, aklına hitap ederek elde ettiği bir “güç” var.. Bu “güç” ile ülkeyi yönetiyor.. Bu “güç” ile dünyaya meydan okuyabiliyor… Cumhurbaşkanı konuşmalarında genelde tüm Afro-Avrasya’ya selam gönderiyor… Milletten aldığı “gücü” millet adına kullanıyor…
Ama Ankara’da dünyadaki siyasal mücadelelerden habersiz, Cumhurbaşkanımızı devirmek için yapılan tezgah ve komplolardan habersiz, sadece parayı düşünen “ahmak, açgözlü” bir kitle de var… Bu kitle hükümet çevresinde lobi yapar… Bürokrat “ayartır”… Vatan millet Sakarya edebiyatı ile para peşinde koşar… Savunma sanayi ve bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren yabancı şirketlerin “satın aldığı” yerli nüfuz sahiplerine dikkat etmek gerekir…
Bu konu ile ilgili haberler Türkiye’nin büyük gazetelerinde çıktı. Oracle firmasının veri tabanı kullanılacaktı da son anda kurtarıldı filan gibi saçma sapan bir haberdi… Bu gazeteler de önce kendi veri tabanlarına baksınlar Oracle’yi orada da görecekler… Gazetelerin, Yeni Türkiye’ye uyum için acilen teknoloji muhabirlerini değiştirmeleri gerekir…
Yabancı Savunma Sanayi ve Bilgi Teknoloji şirketleri daima bulunduğu ülkelerin gizli servislerinin kontrolündedir.. Özellikle “insanı kontrol” etmeye dayalı her proje direk olarak gizli servislerle ilgilidir.. Şirketin sahibinin kim olduğunun da önemi yok…
Biyometrik Kimlik Kartı Konusundaki görüşüm:
Bilgi Çağı, Dijital Çağ’ın kurgulanma amacı, insanı kontrol altına almak. Kendi ülkelerine giren insanı, havaalanında cebindeki kimlik kartı ile tanımak… Kan grubunu, parmak izini, varsa diğer hastalıklarını vs görmek…
Her insanı “tek dünya devletine” vatandaş yapmak istiyorlar… Bu nedenle bu projeye başından beri karşıyım… Ama güvenlik kaygısı, paralel kaygısı ile birilerini üç kuruş için bizi kumpasa getirmesine de karşıyım…
Kaybolduklarında bulunmaları için hayvanların boğazına takılan chipli tasmalar var. Arabalarda uydudan takip edilen cihazlar var… Çipli Nüfus Cüzdanı da bundan farksızdır… Dünyayı yönetmeye çalışan global finans ağaları her insana çipli bir tasma takma peşinde… Bu kimlik kartı cebinde olan insan “damgalanmıştır” “görülmüş” ibaresi ile dünya finans ağalarının istediği vatandaş olmuştur…
Bilgi Çağının dili “programlama dili”dir… Ve Türkiye, Bilgi Çağı’nda dilsizdir.. Bize öze bir dilimiz yok… Tüm kurum ve kurulularımızın dili Microsoft, Oracle, Sybasevs gibi yabancı şirketlerdir… Hal bu iken güvenlikten bahsetmek anlamsızdır… Almanya önemli kamu kurumlarında bu programları kullanmaz.. Rusya’da bu uygulamaya geçti…
Yeni Türkiye’de 9 Maddelik Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Manifestosunu okuduk… Sayın Başbakan, birinci sıraya “Yerli veri tabanı sistemi ve programlama dili geliştirilmesini koymanız gerekir… Eğer böyle bir dil geliştirmezseniz, düşündüğünüz “Ekonomik Restorasyon” başarılı olamazsınız… Yaklaşık yüz yıldır kanda boğulan, sömürülen, aşağılanan Afro-Avrasya Coğrafyasına bu dil olmadan nüfuz edemezsiniz…
Çocuklarımız Internette zaman harcıyor… Akıllı telefonlarda zaman harcıyor… Internette video oyunları izliyor… Bilgisayar deyimi ile çocuklarımızın ruhuna internette format atılıyor… Doğru bir teknoloji stratejiniz ve diliniz olmadan Afro-Avrasya’yı bırakın kendi ülkenizin çocuklarına dahi hakim olmazsınız…
Türkiye’nin yerli para sahibi zenginleri kuşak olarak Bilgi Çağı’nın dışında.. Yatırımlarını enerji, inşaat gibi paralı sektörlere yapıyorlar… Bu işadamları hükümeti de markaja alıyorlar… Yol, gökdelenler yaptıkça büyüdük zannediliyor… Bilgi Çağı’nda büyüme gökdelenlerle olmaz, sahip olduğunuz “teknoloji ve bilgi stratejisi” ile olur….
Türkiye’yi Bilgi Çağı’nda dilsizlikten acilen kurtarıcı adımlar atılmalıdır…

Kaynak:http://yazargah.com/yazaryazi/acifci/acifciyazi3.html

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s