Cumhurbaşkanı mı mezhepçi militan mı?

Diyarbakır, Batman ve Siirt’te yaptığı konuşmalarda da elinde Kur’an-ı Kerim’le muhalefete yüklenen Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basılan Kürtçe Kuran mealini göstererek “Kürtçe Kuran mealini sizlere göstermek istiyorum. Bunu da Diyanet İşleri Başkanlığımız bastırdı ve milletimize sundu” dedi. Bununula yetinmeyen Erdoğan, Siirt’te yaptığı konuşmada elinde Kur’an’la tekarar muhalefete yüklendi ve muhalefeti dinsizlikle, Kur’an’ı tanımamazlıkla suçladı.

İlk emir ‘Çal’ değil, ‘Oku’
Bunun üzerine ilk tepki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan geldi. Demirtaş, Erdoğan’ın meydanlarda elinde Kuran’la konuşma yapmasını eleştirerek, “Meydanlarda elinizde Kur’an ile oy toplamaya çalışmak işe yaramayacaktır. İnşallah içindekileri okumuşsunuzdur. Çünkü ilk emri ‘Oku’dur, ‘Çal’ değildir” diye seslendi.

Kenan Evren de yapıyordu
Konuya ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da “Kenan Evren yapıyordu. Kenan Evren’i en çok eleştiren isimlerden birisiydi. Neden şimdi onun yaptığını yapıyor. Kur’an-ı Kerim siyasete alet edilecek bir şey mi? Toplumun değerlerine saygı gösterecek kişinin Erdoğan olması lazım. Çünkü Cumhurbaşkanı kendisi. Son çare. İstismar edeceği bütün alanları kullanıyor. Şimdi sıra geldi Kur’an-ı Kerim’e” şeklinde konuştu.

Özkes: Hırsızlık haram
Kılıçdaroğlu’na cevap veren Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu, ben Kur’an ile büyüdüm, Kuran ile yaşıyorum. Onu sen kendine söyle. Kendi şahsında Kur’an’ın yerinin ne olduğu malum” cevabı verdi. Bu sözler üzerine tartışmaya emekli müftü, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes de katıldı. Özkes, yazılı bir açıklama yaptı ve “Kur’an ile büyüyüp, Kur’an ile yaşadığını iddia eden birinin Kur’an’ın hırsızlığı haram kıldığını, yolsuzluğu, rüşveti, kul hakkı yemeyi, israfı, baskıyı ve zulmü haram kıldığını bilmesi gerekmez mi? Ve Kur’an ile yaşadığını iddia eden birinin tüm bu ilahi emirlere harfiyen uyması gerekmez mi?” dedi.

Propaganda aracı
HDP de “Mitinglere AKP’li Bakanlar ve AKP’nin milletvekilleri adaylarının katılarak protokol sırasında yer aldığı gözlemlenmektedir. Mitinglerinde platformun arka fon rengi olarak AKP’nin kurumsal logo rengi kullanılmaktadır. Dini sembollerden biri olan Kur’an-ı Kerim Erdoğan tarafından kitlelere gösterilmek suretiyle propaganda aracı olarak kullanılmaktadır” açıklaması yaptı.

‘İktidar borazanlığı yapıyor’
MHP TBMM Grup Başkan Vekili ve İzmir Milletvekili Oktay Vural da, Erdoğan’ın, tarafsız olacağına dair namus ve şeref yemini etmesine rağmen bu ilkeye uymadığını, Cumhurbaşkanlığı yerine iktidar partisinin borazanlığını yaptığını söyledi. Erdoğan’ın, AKP için devletin imkanlarını kullanarak meydanlarda dolaştığını söyleyen Vural, şunları söyledi: 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, namusu ve şerefi üzerine yemin ettiği tarafsızlığını çiğneyerek aslında namus ve şeref sözünü çiğnemek suretiyle bugün meydanlarda Cumhurbaşkanlığı’nı bırakmıştır, iktidar partisinin borazanlığını yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, Kur’an–ı Kerîm bir siyaset malzemesi değildir. Miting meydanlarında kullanılacak malzeme değildir.”

Gökalp’in şiiri değil cihat marşı
Erdoğan önceki gün 18 yıl önce Siirt’te okuduğu ve toplumu “sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” gerekçesiyle mahkeme kararıyla hapse mahkum edildiği şiiri tekrar okudu. Erdoğan, 1997’de şiir yüzünden yargılandığında şiirin Ziya Gökalp’e ait olduğunu söylemiş, savunması kabul edilmemişti ve 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak sonradan ortaya çıktı ki o şiir Gökalp’in “Asker Duası” isimli şiirinin montajla değiştirilmiş, bir cihat marşı haline getirilmiş haliydi. 22 Eylül 2002 tarihli Hürriyet gazetesinde tarihçi Murat Bardakçı, “Şiiri böyle montajlamışlar” yazısında Gökalp’in şiirinin nasıl tahrip edilerek cihatçı marşı haline getirildiğini ortaya koymuştu. Bardakçı şiirle ilgili olarak, “Ben merak ettim, araştırdım ve ortaya son derece garip bir ‘saptırma’ ve ‘montaj’ hadisesi çıktı: Ziya Gökalp’in kitaplarında ‘Minareler süngü, kubbeler miğfer’ diye başlayan bir şiir yoktu ama yine Ziya Gökalp’in 1912’de, Balkan Savaşı sırasında yayınladığı ‘Asker Duası’ adlı bir başka şiirine ‘minare’, ‘süngü’, ‘kubbe’, ‘miğfer’, ‘kışla’ gibi kavramlar ilave edilmiş, Ziya Gökalp’e ait olmaktan çıkan şiir militan bir kimliğe büründürülmüş, üstelik aynı şiirin daha sonra yayınlanan metninde ordudan bahseden beş mısra da makaslanmıştı. Tayyip Bey’in okuduğu şiir, işte bu ‘montaj’ ve ‘kırpılmış’ metindi” ifadeleri yer buldu.

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s