“POLİTİK PSİKOLOJİ” KİTLELERİ KARŞI-DEVRİM SAFLARINA TOPLUYOR MU; GAZETECİLİK TOPLUMDA BELLEK OLUŞTURMAKTIR… 7.

Türkiye, Amerika İmparatorluğu tarafından kotarılan Globalist hegemonyanın Emperyalist yeni savaş biçimi olan psikolojik savaşın alanı oldu. Daha 1993 yılında hazırlığı başlamış olan Politik Psikoloji taktiklerinin ise 2002 yılından itibaren uygulamaya konduğunu adım adım izlemekteyiz. Tabi bunun kitle farkında değil. Onlar TV narkoz tüplerinin başında abuk sabuk Amerikan tarzı feodal veya mafiasal dizileri, yarışma programlarını, karı-koca bulma dümenlerini izlerken ya da cep telefonlarına ipnotize olarak zombileşirlerken Global İmparatorluk peşinde olan güç hedefine yürüyor. Tabii onların asıl gizli amacı ulaşılacak hedefe varırken bunu güdüleyen sınıfsal çıkarlarını gizlemek için her türlü entrikayı çevirmek. Yalnız ülkemizde ve dünyada bütün insanlar çalış-tüket-çalış-tüken girdabında köle olmak güdüsü ile yaşamıyor. Kendiliğinden de olsa tepkiler veriyor. Bunu bellekten silmek için yıllardır kutlatılmayan ve hakkında karalama kampanyaları düzülmüş ve düzülmekte olan 27 Mayıs devrimci darbesinin 53. Yılında 27 Mayıs 2013 şahit olduk. Kendiliğinden ve önceden tasarlanılmamış bir mecraya akan Taksim Gezi Parkı protestosu birden bir “başkaldırı”ya dönüştü. “Gezi Başkaldırısı” olarak birden tek il dışında bütün Türkiye’ye yayıldı. Ardından Dünyada “burası Taksim” sloganı olarak yankılandı. Paniğe kapılan deneyim sahibi güçler bir “duran adam” sayesinde paçayı zor kurtardılar. 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi ve Ayaklanmasının 43. Yılında denetimi sağladılar. Başkaldırıya “dantel gibi” örülen etnik milliyetçiliğin olumsuz tepki vermesi solcu entelektüelleri uyandırmadı. Onlar hala “yetmez ama evet” ilizyonunun peşinden gitmeye imanlılar. Türkiye’de görev yaparken etnik milliyetçiliği gözlemleyip, yönlendirmiş CIA görevlisi Graham Fuller’in 1990’larda Doğu Avrupalı ve Üçüncü Dünyalı solcu entelektüelleri nasıl ayarttıklarını anlattığı kitabı “Democracy Trap”da (Demokrasi Tuzağı) yazdığı gibi “kapitalizm ve demokrasi Üçüncü Dünyalı entelektüellerin zannettiğinden daha devrimci bir şeydir” diyor. Bunu Marx-Engels’te yazmış dünyanın en çok okunan kitapları listesinde “1 numara” olan ünlü “Komünist Manifesto” kitabında… Gerçekten CIA bunu renkli-devrimlerle sahneliyor artık. Sağcı ve solcu entelektüeller etnik ve dinci yalakalıklarda birbirleri ile yarışırken bu devrimin aslında bir karşı-devrim olduğunun hala farkında değiller. Çünkü onlar bilimsel araştırmaları değil, edebi duygusal dünyalarda takılıyorlar tam da Pentagon’un gurularının arzu ettiği gibi… Onun için Türkiye’de ve geri bıraktırılmışlıkları gelişen ülkelerde özellikle solcu entelektüeller hızla gericileşiyorlar ve karşı-devrim saflarının gönüllü neferleri oluyorlar. Liberal maske onları korumuyor sadece dangalak yüzlerini geçici bir dönem için saklıyor. Ama doğmakta olan güneş önce maskelerini sonra da kendilerini kavurup yok edeceğinden hiçbir şüphemiz yok. Çünkü tarihin kadavra deposu bunlarla dolu… “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”…

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s