Yeni Dünya Düzeni,Nüfus Kontrolü ve Georgia Rehber Taşları

Geçtiğimiz haftalarda TR1 TV ekranlarında Hakan Ceray beyin sunmuş olduğu “sırlar” isimli programa sevgili dostum Ufo ve Gizem Araştırmacısı Farah Yurdözü ile birlikte katılmıştık.

Esasında aynı kanalda yine Farah hanım ile birlikte bir kaç program yapmıştık fakat bir tanesinde Stonehenge taşlarından ve gizemlerinden bahsetmişti.

Stonehenge taşları gerçekten garip taşlar ve araştırıcılar bu taşları astronomiden tutunda paganizme kadar bir çok gizemli konuda bağlantılıyorlar.

Kimileri orası bir enerji merkezidir (ley hattı) diyor, kimileri ise aslında eski inançlarda Tanrı veya Tanrı’lara kurban sunmak için adak yeri olduğunu savunuyor.

Yine bazı araştırmacılara göre ise aslında burası eski dönem ufolarının iniş yaptıkları bir iniş pisti…

Toplamda bölgede 30 adet devasa taş olduğu söylenir ve bunlardan bilinen kadarı ile 17’si halen günümüzde sapasağlam durmaktadır. Tıpkı Mısır piramitleri veya Çin’de ki Türk piramitleri gibi bu taşlarında teknolojik herhangi bir alet edevata sahip olmayan insanlar tarafından yapılmış olduğunu düşünmek ciddi anlamda zihinlerimizi zorlar…

Üstelik bu dikili taşların üzerine de yassı şekilde konulan başka taşlarda vardır ki bu cüsseli taşların hiç bir harç, yapıştırıcı malzeme, vidalama, puntolama gibi işlemlerden geçmeden orada öylece durması gerçekten şaşkınlık verir.

Londra’ya yolu düşenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken önemli tarihi yerlerden biri olduğunu da söyleyerek konumuza devam edelim.

Stonehenge taşlarının sırrı net olarak çözülemese de birebir olmasa dahi bir Türk yurdu olan Başkurdistan’da da benzerini görmek mümkündür.

Stonehenge taşları gibi belki sayılmaz ancak gizemli taşlar yığını ABD’nin Georgia eyaletinde de karşımıza çıkmaktadır. Georgia Guidestones ismi verilen bu garip taşlar 1979 yılında ortaya çıktığı iddia edilir.

Bir çok dünya dili ile işlenmiştir bu taşlar ve taşları dikenlerde kadim medeniyet dillerini eklemeyi de ihmal etmemişlerdir. Örneğin kadim Yunanca, Babylon, Mısır dilleri vs. gibi…

Anıt ilginç zira şöyle diyordu;

“Yeni Dünya Düzeni İçin 10 Emir”

 

YENİ DÜNYA DÜZENİ not edin bir yere…

Buranın ABD’nin soykırım uyguladığı Kızılderili Türk’lerin ruhani ayin yeri olduğunu da ekleyelim…

Peki bu taşlarda bizi cezbeden, onların hakkında yazmamızı sağlayan ne idi?

Gizemli olması elbette ki bizim konularımız ile paralellik gösterdiği için yeterlidir ancak bu taşlar üzerinde “derin dünya devleti” çalışmalarını anlattığımız kitaplarda sık sık rastladığımız bir düşünce hakimdi.

Şöyle diyordu;

“İnsan nüfusunu 500 milyonun altında, doğayla değişmeyen bir dengede olacak şekilde sabit tut”

Bu birinci maddeydi, on maddenin birincisi, birde sonuncusuna bakalım;

“Dünyanın kanseri olma, doğaya yer bırak”

 

Şimdi bir doğa canlısı, taraftarı olarak bu sözler bana dahi doğru geliyor, yani çılgınlar gibi yaşayıp, insani kültürlerden uzaklaşan, ahlak dejenerasyonu yaşayarak hem kendine, hem çevresine, hem hayvanlara, hem  doğaya delirmişcesine zarar veren bir dünya topluluğu var iken yukarıda ki sözler hiçte mantıksız sayılmaz…

Ancak!

Burada ki söylem Siyon adamların zaten propagandasını yaptıkları dünya nüfusunu azaltma planı ile birebir örtüşüyor…

Maksat doğayı korumak falan değil!

Yazıları net incelerseniz insan psikolojisinin özümseyeceği kelimelerin özenle seçildiğini göreceksiniz. Hep sevgi, barış, kardeşlik mesajları içerir ve pozitif önermeler barındırır.

E tabi, kalkıp size “Milyar, milyar olan dünya nüfusu çok fazla, toplumları kontrol edemiyoruz biz sizi kesip, biçip, tepenize atom bombası, misket bombası atıp, biyolojik silah kullanıp nüfusunuzu 500 Milyona indireceğiz kardeşim!” diyecek halleri yok…

Bu operasyona ÖJENİK diyorlar yani insan ırkının genetik olarak ıslah edilmesi gibi bir şey oluyor. Bakın dünyaca ünlü ve multimilyarder Bill Gates ağabeyimiz neler söylemiş;

“İlk olarak nüfus sorunumuz var. Bugün dünya nüfusu 6,8 milyar. Bu sayı 9 milyara doğru gidiyor. Şimdi yeni aşılar, sağlık, üreme sağlığı hizmetleri konularında gerçekten önemli işler yaparsak, nüfusu belki %10 ya da %15 oranında düşürebiliriz.”

Pardon? Dünya nüfusunu azaltmak mı dedi o?

Maalesef..

Fark ettiyseniz aşıdan bahsetti değil mi? Sonra ne oldu biliyor musunuz? Bir süre sonra bu aşılar evvela Afrika’da kullanıldı. Zaten az çok bu bizim konulara yakın olanlar bilirler ki Afrika derin dünya devletinin kobay bölgesidir…

Sonra bir haber çıktı vitrine, artık laboratuar ortamında yapıldığı, doğal bir virüs olmadığı ortaya çıkan AİDS hakkında idi bu haber ve şöyle diyordu;

“”AIDS, Güney Afrika’da 62 olan ortalama yaşam süresini 49’a düşürdü. BM’nin raporuna göre, 2025 yılına kadar, toplam 38 Afrika ülkesinde nüfus yüzde 14 oranında azalacak. Afrika’da kadınların daha çok HIV taşıdığı ya da AIDS’e yakalandığı ve bu hastalığa yakalanan aile fertleriyle ilgilenmek zorunda kaldıkları için de hastalığın bedelini daha ağır ödedikleri bildirildi.”

Şimdi olayı ilginç bir tarafa götürelim…

Bu anıt yukarıda da söylediğimiz gibi 1979 yılında dikilmiş diken kişi ise Granit Mermer şirketi sahibi Joe Fendley…

Yo yo hayır! Onun işi değil bu iş!

Esrarengiz bir adam gelmiş ve adının R.C.Christian olarak vermiş ve insanlığa rehber olarak kalmasını istediği bir anıt diktirmek arzusunda olduğunu, bir grup duyarlı insanın buna karar verdiklerini ve onları temsil ettiklerini söylemiş.

Enteresan…

Mermerci ağabeyimiz Joe Fendley bu gizemli kişiye “derdin ne birader?” diye sormuş ve aldığı cevapta ilginç;

“Bu anıt kendisini yok etmek üzere olan insanlık ailesinden geride kalanlara daha iyi bir medeniyet inşa etmeleri için rehberlik yapacak.”

Yani dünya nüfusunu azaltmak için tepemize bir atom bombası atılsa, bu saldırıdan geriye kalanlar tıpkı bizim bugün sümer tabletleri, Ötüken’de bulunan Bilge Kağan anıtlarını okuduğumuz gibi okuyacaklar…

 

İçeriğini bilmediğimiz, tavsiye edenlerin dahi yaptırmadığı bir çok aşı ne yazık ki kadınlarda doğurganlığı etkilediği, erkek sperm sayısını etkilediği aşılar, kısırlığa ve cinsel isteksizliğee yol açtığı ve hormonal problemler oluşturduğu iddia edilen GDO’lu gıdalar…

Ve ne yazık ki son biyolojik silah EBOLA VİRÜSÜ!

Devam edeceğiz…

KURSAD BERKKAN

Reklamlar

About tkmb2247

TURKIYE NIN KURTULUSU ICIN MUCADELE BIRLIGI
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s